Genç yetişkinlerde görülen bu inflamatuvar romatizma hastalığı hakkında bilmeniz gereken her şey.
Ankilozan Spondilit (AS), özellikle omurgayı ve leğen kemiğini birbirine bağlayan sakroiliyak eklemleri etkileyen, ömür boyu süren, kronik inflamatuvar (iltihaplı) bir romatizma hastalığıdır. Hastalıktaki iltihabi durum mikrobik kökenli değildir; bağışıklık sisteminin aşırı aktivasyonuna bağlı gelişir.
AS, zaman içinde omur gövdelerinin köşelerinde yeni kemik oluşumlarına yol açar. Bu durum, omurların birbirine kaynamasına neden olarak omurganın hareket yeteneğini tamamen kısıtlayabilir. İlerlemiş vakalarda hastada öne doğru eğilme (kamburluk) gelişebilir.
Tendon ve bağların kemiğe yapışma yerlerinde ağrılı iltihaplanma.
Gözün damar tabakasında tekrarlayan iltihap, kızarıklık ve ağrı.
Sedef lekeleri veya bacakta ağrılı kırmızı bezelerin oluşması.
Birinci derece yakınlarda benzer hastalık bulunma riski yüksektir.
Romatoid faktör (RF) ve diğer klasik testler genellikle negatif çıkar.
AS gelişiminin kesin nedeni günümüzde tam olarak aydınlatılamamıştır. Ancak bağışıklık sisteminin, genetik olarak duyarlı kişilerde çevresel faktörlerin de tetiklemesiyle yanlış hedefe yönelerek omurga dokularına saldırdığı bilinmektedir.
Genetik yatkınlık, AS riskini doğrudan belirler. Özellikle doku uygunluk antijeni olan HLA-B27 geni, hastalık gelişimindeki en güçlü bilinen risk faktörüdür ve bağışıklık yanıtının düzenlenmesinde rol oynar.
Bağırsak florasındaki değişimler (disbiyozis) ve geçirilen bazı mikrobik sindirim sistemi enfeksiyonları, genetik olarak yatkın bireylerin bağışıklık sistemini tetikleyerek inflamatuvar romatizmal süreci başlatabilir.
HLA-B27 genini taşıyan bireylerin yalnızca %2'sinde AS gelişir. Bu gen tek başına belirleyici değildir; hastalığın ortaya çıkması için çevresel faktörler ve diğer ek genler de gereklidir.
Genel nüfusta görülme oranı düşük olmakla birlikte, tanı koyulan hastaların genetik taramasında sıklıkla karşımıza çıkmaktadır.
İnflamatuvar bel ağrısı; dinlenmeyle artar, hareketle ve egzersizle azalır.
40 yaştan önce başlar
Sinsi ve yavaş başlangıçlıdır
3 ay veya daha uzun sürer
Gece ve sabaha karşı şiddetlenir, uykudan uyandırır
Sabahları 30 dakikadan uzun süren tutukluk (sertlik) hissi olur
Romatizmal (NSAİİ) ilaçlar ile ağrıda belirgin düzelme gerçekleşir
Özellikle diz, kalça ve ayak bileği gibi büyük eklemlerde asimetrik (tek taraflı veya dengesiz) şişlik ve ağrı.
Aşil tendonu veya taban fasyasının kemiğe yapıştığı noktalarda oluşan ve üzerine basmayı zorlaştıran kronik ağrı.
Kaburgaların göğüs kemiğine birleştiği alanların iltihaplanması nedeniyle derin nefes alırken gelişen batma hissi.
Gözde aniden gelişen kızarıklık, şiddetli ağrı, ışığa karşı aşırı hassasiyet (fotofobi) ve bulanık görme atakları.
Sedef hastalığı lekeleri (psöriyazis) veya bacakların ön kısmında ağrılı, kırmızı, sıcak nodüller (eritema nodozum).
Crohn Hastalığı veya Ülseratif Kolit benzeri karın ağrıları, geçmeyen ishal atakları veya dışkıda kan görülmesi.
Ankilozan Spondilit sadece omurgayla sınırlı yerel bir eklem hastalığı değil; gözü, cildi, bağırsakları ve kardiyovasküler sistemi de etkileyebilen çok yönlü, sistemik bir inflamatuvar hastalıktır.
Hastanın ağrı karakterinin sorgulanması (inflamatuvar bel ağrısı şüphesi) ve aile öyküsünün incelenmesi.
Omurga hareket ölçümleri (Schober testi), kalça basısı testleri, göğüs genişlemesi ve genel postür analizi.
Pelvis (leğen kemiği) grafisiyle sakroiliit varlığı araştırılır. Erken dönemde grafi normal ise sakroiliyak MR istenir.
Kanda iltihap değerleri (Sedimantasyon, CRP) ölçülür ve şüpheli durumlarda HLA-B27 gen testi uygulanır.
Her genç hastanın bel ağrısı bel fıtığı olarak yorumlanmamalıdır. AS'de bel ağrısı dinlenmekle kötüleşirken, fıtıkta ağrı hareketle artar. Gereksiz veya yanlış yorumlanan MR çekimleri tanıda 8-10 yıla varan gecikmelere sebep olabilmektedir.
İndometazin, diklofenak, naproksen, etodolak, meloksikam gibi etken maddelerden oluşan bu grup ilaçlar, AS tedavisinin temel yapı taşını oluşturur.
Hastaların %60-70'inde tek başına son derece etkilidir. Sadece ağrıyı kesmekle kalmaz, kemik birleşmelerine neden olan romatizmal iltihabı (inflamasyonu) baskılar.
Adalimumab, etanersept, infliksimab, golimumab gibi hedefe yönelik molekülleri içerir. Klasik romatizma ilaçlarına (NSAİİ) yeterli yanıt vermeyen hastalarda tercih edilir.
Bu ilaçlar, iltihaba yol açan "Tümör Nekroz Faktörü" (TNF) proteinini bağlayarak bloke eder ve hastalık aktivitesini belirgin ölçüde azaltıp yaşam kalitesini iyileştirir.
Egzersiz, ilaç tedavileri kadar önemli ve vazgeçilmez bir tamamlayıcıdır. Omurga esnekliğini korumak, solunum kapasitesini artırmak ve postürü desteklemek amacıyla düzenli yapılmalıdır.
Her gün düzenli uygulanan sırt, boyun ve solunum egzersizleri omurların birbirine kaynayarak hareket kısıtlılığı oluşturmasını yavaşlatır.
Salazopirin ve Metotreksat: Omurga dışındaki el-ayak eklem tutulumlarında (periferik artritlerde) romatizmal süreci baskılamak amacıyla kullanılır.
Kortizon Tedavisi: Nadiren, alevlenme dönemlerinde lokal eklem enjeksiyonu veya kısa süreli düşük doz ağız yoluyla tercih edilir. Sistemik uzun süreli kortizon kullanımı AS'de önerilmez.
Cerrahi Yaklaşımlar: İleri derecede hasar görmüş kalça eklemlerinde kalça protezi ameliyatı; şiddetli omurga bükülmelerinde ise düzeltici spinal cerrahi gerekebilir.
Ömür boyu süren, alevlenme (atak) ve iyilik dönemleriyle karakterize, seyri kişiden kişiye değişen kronik bir süreçtir.
Hastaların büyük bir kısmı uygun tedavi ve aktif egzersiz sayesinde bağımsız yaşamını ve iş hayatını sürdürür.
Kadın hastalarda genellikle belirtiler erkeklere oranla daha hafif, yavaş ve omurga kısıtlılığı olmadan seyreder.
Aile bireylerinde AS veya benzeri bir romatizmal hastalık (örneğin sedef romatizması, reaktif artrit) görülme riski %5-20 artar.
Düzenli romatoloji kontrollerinizi kesinlikle aksatmayın.
Fizyoterapistinizin planladığı günlük egzersiz programını her gün uygulayın.
Akciğer kapasitenizi korumak ve ilaç yan etkilerini azaltmak için sigarayı bırakın.
Günlük yaşamınızda postür (duruş) farkındalığı oluşturun; dik oturun ve yatın.
Kemik erimesine (osteoporoz) karşı yeterli miktarda kalsiyum ve D vitamini alın.
Hekiminizin reçete ettiği romatizma ilaçlarını tarif edildiği şekilde düzenli kullanın.